Lingua Hakkımızda bir kaç söz..

Dil ve konuşma bozuklukları pek çok problem türünü içinde barındıran geniş yelpazeli ve multi-disipliner bir alandır. Bu nedenle tanı ve tedavisinde farklı alanlardan gelen uzmanların ekip çalışmasına ihtiyaç duyulur. Kurumumuzda konuşma terapisi, özel eğitim ve psikolojik danışmanlık gibi birbirini tamamlayan meslek alanlarının çalışmaları bir arada yürütülmektedir.

Merkezimizde dil-konuşma bozukluğu, özel eğitim, psikolojik danışmanlık alanlarında desteğe ihtiyacı olan çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışılmaktadır. Dil-konuşma problemi ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylere değerlendirme, terapi, danışmanlık ve ailelere yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Ayrıca profesyonel ses sanatçıları, çağrı merkezi çalışanları, öğretmen vb. gibi profesyonel ses kullanıcılarına yönelik ses terapisi, konusunda hizmet verilmektedir. Bunlara ek olarak ailelere, uzmanlara ve kurumlara yönelik eğitim seminerleri düzenlenmektedir. Merkezimizde Türkçe ve İngilizce konuşan uzmanlarca her iki dilde  değerlendirme ve terapi hizmeti verilmektedir.

Amacımız bilimsel yöntemleri etik kurallar ışığında sizlere sunarak en kısa sürede, en etkili biçimde, en uygun yöntemle bireylerin problemlerini aşmasına yardımcı olabilmektir. Bireylerin problemlerini aşmasına yönelik yapılan çalışmalarda teknolojinin sunduğu güncel olanaklardan da faydalanarak kanıt temelli uygulamalar sunulmaktadır. Her birey eşsiz olarak görülerek, bireye özgü bireysel programlar hazırlanmakta ve uygulanmaktadır.

Dil - Konuşma ve Eğitim Merkezi

Artikülasyon Bozuklukları

Artikülasyon, konuşmada yer alan çeşitli organların düzenli ve birbiri ardına belli bir dizgeye uyarak gerçekleştirdiği hareketler aracılığıyla konuşma sesi birimlerinin şekillendirilmesidir. Ağız boşluğunda yer alan yumuşak damak, küçük dil, dil, dişler, dudaklar, çene seslerin şekillenmesini sağlayarak artikülasyonu oluşturmada görev alır.

Kekemelik

Kekemelik bir akış bozukluğudur. Genel bir tanım yapmak gerekirse konuşmanın doğal akışının ve ritminin bir biçimde kesintiye uğraması olarak tanımlanır. Bireyin istemsiz olarak bir sesi heceyi, ya da sözcüğü tekrarlaması, sesleri uzatması, kimi sesleri üretirken zorluk çekmesi yada konuşma sırasında duraklaması biçiminde görülebilir.

PROMPT Tekniği

PROMPT yöntemi konuşma terapisinde geleneksel yöntemlerden istenilen faydanın alınamaması nedeniyle 1970’lerin sonunda Deborah Hayden tarafından konuşma kaslarına yönelik geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir. PROMPT aslında İngilizce bazı kelimelerin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.

Yutma Bozuklukları

Yutma bozukluğu tıp dilinde disfaji olarak bilinir. Bu durum, yiyeceğin ağız boşluğundan mideye geçişinde gecikme, engellenme ve yanlış bir yol izleyerek nefes borusuna kaçması şeklinde ortaya çıkar. Yutma bozukluğu her yaş grubundan hastada ve sinirsel (nörojenik), mekanik, psikolojik nedenler ve kas hastalıklarına (myojenik) bağlı olarak oluşabilir.

Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme Güçlüğü; çocuğun kendisinden beklenen akademik becerileri yaşıtlarına göre daha geç kazanması ile açıklanabilen bir sorundur. Nedeni tam olarak bilinmese de öğrenmeyi engelleyebilecek genetik yatkınlığın, beyin hasarı ya da beynin farklı işleyişinin ve çevresel etmenlerin etkili olabileceği varsayılmaktadır.

Otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Otizm, sosyal ilişkilerde ve iletişim becerilerindeki kısıtlılık veya zorluk olarak tanımlanan gelişimsel bir bozukluktur. Genellikle erken çocukluk döneminde yaklaşık 2 yaş civarında çevreye ilgisizlik ve konuşma problemi ile ailenin dikkatini çeker. Otizmin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ya da DEHB aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve dürtüsellik belirtileriyle ortaya çıkan bir bozukluktur. Çocuklarda görülme sıklığı % 3-5 civarındadır ve erkeklerde kızlara oranla daha sık görülür.

ABA Terapisi

Otizmli çocukların eğitiminde kullanılan ABA yöntemi, erken dönemde yoğun bireyselleştirilmiş bir eğitim programıyla otizmli çocukların akranları ile birlikte okula gitmesini amaçlamaktadır. ABD’de yapılan araştırmalar, erken dönemde haftada 20-40 saat eğitim alan otizmli çocukların sosyal, akademik ve bilişsel açıdan akranlarını yakaladığını göstermiştir.