Otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Otizm, sosyal ilişkilerde ve iletişim becerilerindeki kısıtlılık veya zorluk olarak tanımlanan gelişimsel bir bozukluktur. Genellikle erken çocukluk döneminde yaklaşık 2 yaş civarında çevreye ilgisizlik ve konuşma problemi ile ailenin dikkatini çeker. Otizmin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Fakat son araştırmalarda genetik olabileceği üzerinde durulmaktadır. Otizm beynin birçok kısmını etkiler ama bu etkinin nasıl geliştiği çok iyi bilinmemektedir. Bu sebeple otizmi geniş bir yelpazede değerlendirmek gerekmektedir. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat daha fazla görülmektedir.

Otizmden her çocuğun etkilenme dereceleri değişse de ortak belirtileri vardır.

En sık karşılaşılan belirtiler;

  • kısıtlı ilgi alanı,
  • dil gelişiminde gecikmeler ve/veya ekolalik konuşma,
  • göz kontağı kuramama ya da kısıtlı göz kontağı,
  • tekrarlayıcı davranışlar,
  • adına seslenince bakmama,
  • duruma uygun olmayan yüz ifadesi,
  • duygularını ifade edememe,
  • çevreye karşı ilgisiz davranma,
  • değişikliklerden hoşlanmama,
  • isteklerini işaret ederek ya da bir yetişkinin elini tutarak belirtme,
  • başka çocukların oyununa katılmama,
  • davranış problemleri olarak sıralanabilir.

Ailenin çocuktaki belirtileri erken fark etmesi ile erken tanı, yaşam boyu eğitim-terapi otistik çocukların yaşamında kalıcı farklılıklar yaratır. Otizmin tedavisinde en sık başvurulan tedavi yöntemi özel eğitimdir. Çocuğun bilişsel işlevlerini geliştirmek ve davranışsal problemlerini ortadan kaldırmak için özel eğitim yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Bu eğitim yöntemleriyle; çocuğun, zihinsel potansiyelini ortaya çıkarmak ve çevresiyle iletişimini güçlendirmek hedeflenir. Otistik çocukların konuşma ve iletişimini artırmak için ayrıca uygulanması gereken diğer bir tedavi yöntemi ise konuşma terapisidir. Ayrıca ailenin bilgilendirilmesi ve eğitimi de otistik çocuğun eğitiminde çok önemlidir.