Edinilmiş Dil Bozuklukları (Afazi)

Afazi beyin hasarı sonucu ortaya çıkan edinilmiş bir dil bozukluğudur. Önceden konuşması normal olan kişilerde beynindeki konuşma merkezlerinde meydana gelen hasar sonucunda konuşma, konuşulanı anlama, söyleneni tekrarlama, kavramları adlandırma, okuma ve yazma becerileri kısmen ya da tamamen kaybolur. Ayrıca bellek ve dikkat bozuklukları da eşlik edebilir. Afazi sonrası kişinin planlama, basit etkinlikleri yerine getirme, problem çözme ve karar verme becerileri de etkilenebilir. Afazisi olan kişi bir işe nereden ve nasıl başlayacağını belirlemekte, o işi yerine getirmek için gerekli basamakları oluşturmakta güçlük yaşayabilir. Afazileri başlıca “akıcı” ve “tutuk” olmak üzere iki temel gruba ayrılır. Ancak bu sınıflandırmalar kişinin durumunu kaba hatlarıyla çizebilmektedir. Her afazili bireyin kendine durumuna özgü özellikleri vardır.

Problemin Nedenleri: Afazi; beyin damarlarındaki tıkanma, beyin kanaması, beyin tümörü, kafa travması ve enfeksiyon hastalıkları sebebiyle ortaya çıkabilir.

Problemin Etkileri: Bir edinilmiş dil bozukluğu olan afazinin birey ve çevresi üzerindeki olumsuz etkileri diğer dil ve konuşma bozukluklarına göre daha travmatik olabilmektedir. Bunun başlıca sebebi afaziye sebep olmuş olan beyin krizinin aynı zamanda kişinin fiziksel becerileri üzerinde de hasar bırakmış olmasıdır. Kişi sadece afazinin getirmiş olduğu iletişim güçlüğü ile değil aynı zamanda felç veya kısmi felcin yarattığı engellerle de mücadele etmek zorundadır. Beyin krizinin yaşandığı güne kadar tüm işlerini kendisi görmekte olan kişi bir anda yakınlarının devamlı yardımına ihtiyaç duyan, bireysel bağımsızlığını yitirmiş birine dönüşür. Bu durumun kabullenilmesi sürecinde depresyon sık rastlanan bir ek sıkıntıdır. Kişilerin yaşadıkları sıkıntıları ve bu sıkıntılara dair duygularını afazi nedeniyle ifade edemiyor olması da problemin aşılması yolunda önemli bir engel teşkil eder.

Problemle Çalışma Sistemimiz: Afazi müdahalesinde afaziye sebep olan beyi krizini takip eden ilk 6-24 ay son derece kritiktir. Bu dönemde uygulanacak terapi etkinlikleri azami verim sağlamaktadır.  Afazi terapisinde öncelikle hangi dil modalitesinin veya modalitelerinin (işitsel anlama, tekrarlama, adlandırma, okuma, yazma, vb.) ne derece hasarlandığının doğru olarak teşhis edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple merkezimizde afazili bireylerin tanılanması amacıyla geliştirilmiş standardize testler kullanılmaktadır. Ayırıcı tanının  konulması ve afazi türünün belirlenmesini takiben gerekli müdahale etkinlikleri dil ve konuşma terapisti tarafından belirlenip bir program çerçevesinde uygulanır. Terapi sürecine hasta yakınlarının etkin katılımı alınacak sonuçlar açısından son derece önemlidir.