Pragmatik Dil Bozukluğu

Dilbilgisi kurallarına uygun, düzgün cümleler kurarak konuşan bir çocuğun bile dil bozukluğu olabileceğini biliyor muydunuz?

Dil gelişimi dediğimiz zaman, çocukların kaç kelime bildiği ve kullandığı, kelimeleri birleştirip cümle kurmaları, dilbilgisi kurallarını doğru yerlerde kullanmaları gibi alanlar aklımıza gelir. Fakat dil gelişiminin ilk bakışta fark edilmeyen, çok önemli bir parçası da pragmatik (edimbilim) dil becerileridir. Pragmatik dil becerileri, sosyal ilişkilerimizi etkileyen sözel ve sözel olmayan kuralları içerir. Sözel ve davranışsal iletişim becerilerimizi, içinde bulunduğumuz duruma uygun olarak nasıl çeşitlendirmemiz ve manipüle etmemiz gerektiğini içeren kurallardır. Dil gelişimi tipik seyreden çocuk ve bireyler bu kuralları gözlem yolu ile doğal olarak öğrenir ve spontan bir şekilde kullanırlar. Örneğin iletişim partnerimiz ile konuşurken yüzüne bakmamız gerektiğini, partnerimizin söz hakkı olduğu zaman bizim dinlememiz gerektiğini, mutsuz görünen bir kişiye şaka yapmanın hoş olmayacağını, kendimizden yaşça büyük birine konuşurken ‘siz’ diye hitap etmemiz gerektiğini, iletişim partnerimizin ilgilenmediği bir konuyu çok uzatmamızın uygun olmadığını birçoğumuz içsel olarak bilir ve buna göre davranırız.

Pragmatik dil gelişimi geri veya bozuk olan çocuklar, bu sözel veya davranışsal kuralları öğrenmemiş olduklarından, duruma uygun şekilde iletişim kurmakta zorluk çekerler. Örneğin yaşıtları ile oyun oynarken sıra almaları gerektiğini bilmeyebilir, kendilerine konuşan kişiyi dinlemeden sözünü kesebilir, sorulan sorulara sessiz kalarak cevap vermeyebilir, iletişim partnerinin ilgisini çekmeyen bir konuyu uzun uzun anlatabilir veya anlatmaları istenen bir konuyu önemli detayları atlayarak, karşısındaki kişinin bu detayları bildiğini varsayarak yetersiz şekilde anlatabilirler.

Bunların yanında, sosyal iletişimin sözel olmayan alanlarında da eksiklikleri olabilir. Örneğin iletişim partnerlerinin duygusal halini algılayamayıp uygunsuz bir dille konuşabilir, partnerlerinin yaşına ve sosyal durumuna uygun olmayan bir dille hitap edebilir, ses tonlarını bulundukları ortama uygun şekilde ayarlayamayabilir, gereken göz kontağını kurmayabilir ve iletişim partnerine uygunsuz bir mesafede durarak (çok yakın veya çok uzak) konuşabilirler.

Pragmatik dil gelişimi bozuk veya geri olan çocuklar genellikle iletişim partnerlerinin perspektifini almakta güçlük çekerler. Diğer kişinin kendinden farklı şekilde düşünüyor olduğunu, farklı bilgilere sahip olduğunu anlayamayıp, kişinin niyetleri ile ilgili çıkarım ve tahminde bulunamazlar. Örneğin kendi gözlemledikleri bir olayı dışardan birine anlatırken gerekli detayları vermezler, çünkü karşıdaki kişi için hangi detayların önemli olduğunu kestiremezler. Böyle durumlarda iletişim kopukluğu yaşandığından, pragmatik bozukluğu olan çocuklar arkadaşlık kurmakta zorluk yaşayabilir ve ‘uygunsuz’ davranışlarından dolayı dışlanabilirler.

Pragmatik dil bozuklukları Otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanısı olan çocuklarda yaygın olarak görülse de, herhangi bir tanıya bağlı olmadan da görülmesi mümkündür. Çocuğunun sosyal iletişimi konusunda endişeleri olan ailelerin uzman bir Dil ve Konuşma Terapistine başvurmaları önerilmektedir. Dil ve Konuşma Terapisti çocuğun pragmatik gelişimini yaş grubuna göre değerlendirecek, ve buna bağlı bir çalışma programı hazırlayacaktır. Pragmatik dil becerileri de diğer dil becerileri gibi öğrenilebilen becerilerdir, fakat daha soyut bir alan olmasından dolayı istenen sonuçların alınması daha uzun sürebilmektedir. Terapinin verimlilik hızı, pragmatik dil bozukluğunun yanında var olabilecek diğer dil gelişim bozuklukları veya tanılara göre de değişmektedir.

Çocuğunun sosyal-pragmatik dil gelişimine katkıda bulunmak isteyen aileler için verilebilecek bazı öneriler aşağıda belirtilmiştir;

  • Çocuğunuzun oyuncaklar ile rol yaparak oynamasına izin verin. Çocuklar böyle oyunlar oynarken (ör. Çay partisi, doktorculuk, yemek yapma, vb.) günlük sosyal durumları alıştırma yaparlar. Bu tür oyunlara başka çocukların ve sizin de katılmanız önemlidir.
  • Çocuğunuzun yaşıtları ile bir araya gelmesini, gruplar içinde sosyalleşmesini sağlayın. Bazen böyle ortamlarda sizin de iletişime katkıda bulunmanız ve model olmanız gerekebilir.
  • Bulunduğunuz ortamlara uygun selamlamalar ve vedalara dikkat edin, çocuğunuzun da söylemesini isteyin (merhaba, hoş geldin, selam, görüşürüz, hoşça kalın, vb.)
  • Çocuğun yaşına uygun,  ‘ce-e’  oyunu, sırayla birbirine top atma, masa oyunları gibi sıra alma gerektiren oyunlar oynayın.
  • Siz de çocuğunuza iyi bir model olun. Çocuğunuz size konuşurken sözünü kesmeyin, yüzüne bakın, konunun akışını sağlamak için uygun sorular sorun. Aynı davranışları çocuğunuzdan da bekleyin.

 

Seda Yorgancıoğlu
Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti