Aileye Destek Hizmet Vermek Ve Özel Eğitim Uzmanının Rolü

Özel Eğitim herhangi bir nedenle, sıradan gerçekleşen eğitim hizmetleri ve faaliyetlerinden yararlanamayan bireyler için gerçekleştirilen, kişiye özel eğitim ve/veya hizmetlerin bütünüdür. Bu faaliyetleri organize eden özel personele de Özel Eğitim öğretmeni denir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi özel eğitim sadece okuma – yazma öğretmek, ipe boncuk dizdirmek, yap – boz tamamlatmak değildir. Özel birey merkezde yer alacak biçimde tüm sorunlarını ve/ veya çevresini sürece dâhil ederek bütüncül bir yaklaşım sağlamalıdır. Bu nedenle tüm bu sistemi organize etmek görevini üstlenmektedir veya üstlenmelidir. Sağlıklı toplum tahsis edilmesini ve kendi kendine yetecek engelli bireylerin var olmasını sağlamayı amaçlamalıdır.

Ülkemizde yaklaşık 1.550.000 kadar engelli vatandaşın olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamlar dâhilinde engelli çocuğa sahip aileler oldukça fazladır. Aileler çocukları ve onların gelecekleri ile ilgili yoğun kaygı yaşayabilirler. Beklentilerinin uzağında bir yaşama adapte olurken büyük bir bilgi eksikliği içinde kalabilir ve psikolojik sıkıntılar yaşayabilirler. Özellikle tanı konulması aşamalarında bu sıkıntıların daha fazla olduğu bilinmektedir. Bu konuda oldukça fazla bilimsel araştırma da yapılmıştır. Göz ardı edilmemelidir ki; beklenen gelecekle ilgili duyulan olumsuz geri bildirimler aileleri yıpratmaktadır. Birçok aile sosyal faaliyetlere katılamadıklarını dile getirmektedir. Herhangi bir etkinlikte yer alamadıklarını anlatmaktadırlar. Hatta kendilerine vakit ayıramıyorlar. Bu aşamada depresyon ve kaygı sıradan bir süreç gibi görülebilir.

Ailelere ve Özel Eğitim Uzmanlarına Öneriler

  • Aile bireyleri kendileri için de profesyonel destek almalılar. Psikiyatr ya da psikologla çalışma yürütmeleri oldukça önemlidir.
  • Uzmanlar aileye eğitim faaliyetleri de dahil olmak üzere, uygun seviyede bilgi aktarımı sağlamalıdır. Unutulmamalıdır ki; destek hizmet hayatın bütününe yayıldığında daha etkilidir ve yarar sağlamaktadır.
  • Aileler çocukları ve engelleri hakkında mutlaka bilgilendirilmelidir. Çocuklarını ve engellerini bilmeleri ailelerin daha az soru ile boğuşmalarını sağlayarak rahatlatabilir. Bilinmeyen bir yolda adım atmak yerine daha çok bilinen bir yolda adım atmak daha kolaydır.
  • Yapılamayan işleri değil yapılan işleri belirlemek ve raporlandırmak gerekir.  Aileler var olan iyi şeylerle ve çocuklarının başardıkları şeyleri gördüklerinde olumlu süreç başlamaktadır.
  • Aileleri cesaretlendirmek de olumlu destek sağlayabilir. Özellikle aileler bilmelidir ki bir şey üzerinde ne kadar çok tekrar edilir ve bireyin deneyimi arttırılırsa; o kadar iyi öğrenme gerçekleşir. Bu nedenle yorulmadan ve bıkmadan denemeye devam etmeliyiz.
  • Benzer durumda kişi ve ailelerle paylaşımda bulunulmalıdır. Bu gibi durumda olan başka insanların da olduğunu bilmek ve yalnız olmadıklarını bilmek olumlu etki yaratabilir.
  • Aileler kendilerine ve çevrelerine de vakit ayırmalıdır. Özellikle faaliyet ve etkinliklere katılarak kendilerini rahatlatmalıdırlar. Bu engelli bireye de iyi gelecektir.

Burası son mu, yoksa yeni bir başlangıç mı? Özel olmanın aslında zenginlik olduğunu unutmamalıyız. Bu zenginliğin toplumları da zenginleştirdiğini, daha mutlu ve daha yaşanabilir bir toplum yaptığını biliyoruz. Sıradanlıktan ve tekdüzeliğin boğuculuğundan kurtaran özel bir mucize…

 

Mehmet ALA
Özel Eğitim Uzmanı